Bir tel beyaz

Kitaplarımla bir odaya kapanarak içimde bir yolculuğa başladım. Kitaplarım, keşfetme tutkusu ve müzik olmasa ne yapardım hiç bilmiyorum.. Kaçış noktamı hep orada buldum. 

Deleuze kaçış noktasını özgürlük arayışı olarak ifade ediyor, bende özgürlüğü orada buldum. Her satır her dize ile karşılaşmalar yaşadım her karşılaşma başka bir iyileşmeye kapı araladı.. 

Başkalarının hikayeleri ve iç benliğin odalarındaki hikayelerin buluşmasını anlamlandırmaya başladım, büyüdükçe.. 

Büyümek ve ölüm kelimelerini düşündükçe şunu fark ediyorum. Büyüdüğümüzün farkındayız, yaş aldığımızın farkındayız ancak ne zaman öleceğimizin ise farkında değiliz, büyük bir bilinmezlik.. 

Bir dize vardı, şöyle.. “Sevdiğim insanız, ölüyoruz..” Canlıyız, ölüyoruz.. 

Bazı sahneler var hayatımda dün gibi yakın- hissi ise her farkındalık ile daha farklı düşündüren.. Ama o sahnelerde de şunu fark ettim, sevdiğin kişilerse içindekiler – o yüzden sana dokunuyormuş.. Ona göre ya melodram ya komedi ya hüzün ya acı.. 

Ben acı hissini mutluluklar kadar önemseyen biriyim… İnsanı derinleştiren kelimelerden bazıları şunlar olabilir; haksızlık, hasret, hastalık, hüzün, ayrılıklar- yaslar, iflaslar.. 

Hayat da her şeye hazırlıklı bir kabullenişte olma sanatı geliyor bana zekanın belirtisini de bu olarak görüyorum düşündükçe, her sıkıntıdan bir şekilde çıkabilme yola devam etme iç çıkışı..

Hiç incinmemiş gördükleriniz belki çok  büyük acılar görmüş, yaşamıştır, bilemezsiniz… Termodinamik kuralları misali kaos, düzensizlik evreninde harekette olmak kazandırıyor, farklılaştırıyor, değiştirip, dönüştürüyor… Sonuçta bu hayata gelmeyi kabul ederek yeryüzüne gözlerimizi açmadık. Karşımıza çıkan bize sunulan seçimler beklediğimiz ve istediğimiz gibi olmadığında şu yolu seçebiliriz:

Ünlü Tenisçi Roger Federer’in bahsettiği gibi; “Dünyanın en iyileri her sayıyı aldıkları için değil, tekrar tekrar kaybedeceklerini bildikleri ve bununla başa çıkmayı öğrendikleri için en iyilerdir.”

Kaos teorisi misali gerçek sıkıcı olduğu kadar acımasız da.. 

Çözmeye çalıştığımız rastlantısal bilmeceler.. Sevgi Soysal Şafak romanından hapishaneden çıkan karakteri kurgularken bizlere şunu der… “şimdi eve dönmek zor, yeniden başlamak zor..”

İleriye götüren derinleştiren zorluklar..

Ama filminde karakter bayağı ve göstermelik olan samimiyetsiz mutluluklara karşın şunu diyordu; 

“İlla her buhranlı dönemimizden bir verim mi almamız gerekecek. Bir kere de karakter acılar içinde süründüğü hiçbir şeyin onu teselli edemediği yıllar yaşasın. Sürekli umut yeşertmeye çabalama insanları yaşadıklarından olumlu sonuçlar çıkarmaya teşvik etme. Her derdimizin üstesinden pozitif düşünme yöntemleriyle mi geleceğiz? Hayatta sorun diye bir şey var. Her şeyin çözümü olmak zorunda değil.”

Saçımda bir tel beyaz.. Büyüyorum büyüdükçe çözmeyi değil, kabullenmeyi öğreniyorum artık.. Kendi hikayelerimizden başkalarının hikayelerine büyülü bir yolculuk.. 

Tüm gördüğümüz bir rüya.. Yaşadım demek için basit olan tek kelime ise sevmek ve sevilmek.. Hewingay’ın dediği gibi, tüm kusurlarınızı bilmesine rağmen sizin halen muhteşem olduğunuzu düşünen birisinin olması yeter. Bir kişi yani! 

Rilke’nin bir şiiri şöyle bitiyor: “Yalnız olan yalnız kalır uzun zaman, / uyanır, okur, uzun mektuplar yazar / ve yapraklar savrulurken caddelerde / tedirginlikle dolaşır durur.” Her ne kadar nisan ayında olduğumuz için yapraklar savrulmuyorsa da şu halimin daha iyi bir tarifini kendim bulamazdım. Bu “uzun mektup”u hoş gör diyeyim en iyisi. Umarım beni görmeye gelirsin. Daima daima daima sevgiyle Alice. Her gün, hatta her günün her saati kendisinden önce gelen zamanın yerine geçerek onu geçersiz kılıyor, dolayısıyla hayatlarımızdaki olaylar da yalnız sürekli güncellenen bir haber akışına göre bir anlam ifade ediyor. Bazı şeylerin nedenini anlamak çok zor bazen, hayatta bir anlamı olacağını sandığım şeylerin sonunda hiçbir anlamı olmuyor. Belki insanın bazı biçimlendirici evrelerde yaşadığı bazı acılar onun benliğe işliyordur. Ama ya şartlar çözümü yaratmıyorsa?

Elbette şikayet de edemiyorum çünkü herkes bana devamlı keyfini çıkar diyor. nereden bilecekler? burada değillerdi ben her şeyi tek başıma yaptım. Kendi çapımda ufak bir deneyimdi. Buna rağmen yapmak zorundaydım, yol gösteren kimse olmadan kendi başıma üstesinden gelmem gerekti. Yine de bir şeyi sevebilmek hiçbir şeyi sevmemekten iyidir, işte buradayım, bu dünyada yaşıyorum ve bir anlığına bile keşke yaşamasaydım demiyorum. Bu da bir armağan bir lütuf değil mi? Çok önemli bir şey sayılmaz mı?” (Sally Rooney/ Güzel Dünya Neredesin?)

Uykudan uyanan hakikatler.. 

Hakikatler ile hangimiz yüzleşmek isteriz?

Kaç kişi korkuyor, bir gün bir saniye hayatta olmama ihtimalinizden ..? 

*Fotoğraftaki teyzeyi 2010 yılında yolda makinemle çekim yaparken çekmiştim..Bilge teyze .. *