Zamanın hafızası

01.01.2026…
Zamanı su damlalarına benzetiyorum. Su gibi, damla damla akıyor… 365 günlük su damlaları, akışta önümüze bir birikinti bırakıyor. Sonra dönüp o birikintiye bakıyoruz.
Ne yapmışız, neler olmuş diye…

Dönüp bakarken ve kendime sorular sorarken, bize neler bıraktığını, neler dileyeceğimi düşünürken geçmişe gittim.
Dönüp saramayacağım bir geçmiş anı, bir dilek geldi aklıma. Gülümsedim.

İlk öğrendiğim duayı babaannemden öğrenmiştim.
Onun yemyeşil gözlerini, kızıla çalan kınalı kahverengi saçlarını, sırtındaki kalın şalı, bastonunu ve ellerini hatırlıyorum.

Dua şöyleydi…
“Her gece akşam uyumadan önce bunu söyle,” demişti:
“Allah’ım beni iyi insanlarla karşılaştır, kötülerin şerrinden koru.”

Sonra da bana, yüzünde mutlu bir ifadeyle, içtenlikle sık sık:
“Kaymakam olasın, vali olasın, paşalara gelin olasın,” derdi.
Çok gülerdim, bana komik gelirdi.

Dedem gelmeden önce onu süslemek isterdim.
“Babaanne, hadi gel yüzüne makyaj yapalım,” derdim.
Hayır diyerek beni kırmazdı ama pek de istemezdi.

Sonra bir gün…
Sanırım 3. sınıftaydım. Yüzme dersinden gelmiştim. Bir telaş vardı. Amcamlara gittik, balkonda oturdum.
Bir yakınımız bana yüzmeyle ilgili sorular soruyordu. Gülüyordum, heyecanla anlatıyordum.

Sonra kafamı çevirdim.
Babaannemi odasından battaniyenin içine koyduklarını ve dışarı çıkardıklarını gördüm.
O an, çocuk zihnime çok tuhaf gelmişti. Sonrasını ise hiç hatırlamıyorum. Ama o görüntü bugün bile zihnimde.

Ölümü anlamamanın ne hafif bir kolaylığı varmış, o zamanlar..
Onu bir daha rüyamda bile görmedim.

İlkokulda bir arkadaşımızın babası vefat etmişti.
“Babamın helvasını kavurduk,” deyip gülmüştü. Annesi ise o kadar çaresiz ve üzgündü ki o yüzleri çok iyi hatırlıyorum.
O günler o zaman çok tuhaf gelmişti; şimdi düşününce “çocuktuk işte,” diyorum.

Bu bilmeceyi çözmeye çalışırken şunu fark ettim:
İnsan zaman ilerledikçe, beyni kalbinden büyük olmaya başladıkça; çocuk ruhunu yansıtabildiği insanlarla bir aradayken gerçek bir sevgi bağı kurabiliyor.
Yoksa ruh ölüp gidiyor…

Zamanın hafızası, duyguyla çalışıyordu..İçe dönmek, kendinle karşılaşmak…

Bazen babaannemin duasını tekrarlamayı unuturum ama ne zaman iyi hissetmesem hep aklıma onun öğrettiği o dua gelir.

Bu yıl içinde dileklerimi düşünürken ilk babaannemin dileğini yazdım:
İyi insanlarla karşılaşmak, kötülerin şerrinden korunmak…

Sesini hatırlamasam da seni hatırlıyorum…

“Son bir yılda mucizevi bulduğun bir şey yaşadın mı?” sorusuna cevaplarım vardı.

Gülmeye, çok gülmeye;
Sevmeye, çok öpmeye;
Her şey ters gider gibi görünürken güçlü olmaya;
Kitapların, filmlerin içindeki büyülü satırlara;
Mutlu insanların en güzel insanlar olduğuna;
Yarının başka bir gün olduğuna
ve mucizelere inanıyorum…

Mitolojiye göre 2026 at yılıymış.

Merhaba 365 gün…

Son bir yılda mucizevi bulduğun bir şey yaşadın mı?